Konya’da tarih yeniden konuşuluyor! Moğollar çağının bilinmeyen yüzü

Selçuk Üniversitesi’nde düzenlenen uluslararası sempozyumda Moğollar Çağı’nın Anadolu ve İslam dünyasındaki etkileri ele alındı. Dönemin yalnızca yıkımla değil, büyük dönüşümlerle de anılması gerektiği vurgulandı.

Konya'da "Moğollar Çağında Anadolu ve İslam Dünyası: Büyük Olaylar, Büyük Adamlar ve Büyük Dönüşümler Yüzyılı" konulu uluslararası sempozyum düzenlendi.

Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü tarafından düzenlenen sempozyumun açılışında konuşan Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Demirci, şu ana kadar çok az incelenmiş ve çok az üzerinde durulan bir nokta olduğunu belirterek, "Moğol İmparatorluğu'nun bu geniş güvenli alanı içerisinde serbest hareket edebilen iki asabiyete sahip unsur, bunlar tüccarlar ve sufi tarikatler. Adeta bu coğrafyayı yeniden keşfettiler. Size bir istatistik vereyim. Moğol İmparatorluğu sonrasında 14. ve 15. yüzyıllarda İslam Dünyası toprak bakımından 3 kat büyümüştür. Müslümanlar bu büyümeyi savaşsız, askersiz, kılıçsız ve kansız sağlamıştır. Bunu nasıl yaptılar? Bunu tüccarlar ve tarikatler eliyle yaptılar. Dolayısıyla Balkanlar'da, Karadeniz'in kuzeyinde, Hindistan'da, Güney Asya'da, Orta Afrika'da, Çin'de mesela Çin tarihinde Müslümanların en etkili olduğu dönem Kubilay Han dönemindedir. Çünkü gelişmiş bir medeniyetin yetişmiş unsurlarını Kubilay Han Çin'e taşıyarak orada belki Çin'i bugüne kadar taşıyacak yeni bir rönesansın temellerini attı. O yüzden biz Moğol devrini pür bir askeri yıkım devri olarak göremeyiz. Elbette ciddi bir yıkımdı. Adeta silindir gibi acımasız ve katliamdan çekinmeyen bir fetih dalgası vardı ama üzerlerinde hareket ettiği Türk ve Müslüman dünyanın bünyesi o kadar sağlamdı ki bu ağır yıkımı çok geçmeden hızla toparladılar. Kendi fatihlerini kendi dinlerine kazandılar. Hızla onlarla beraber İslam'ı yeni bir seyyaliyet dönemine soktular" dedi.

Programın açılışında konuşan Moğolistan İstanbul Başkonsolosu Ankbayar Danuu, Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Haldun Soydal ve Astana Türk Akademisi Direktörü Şahin Mustafayev de konferansın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Konuşmaların ardından sempozyumun açılış oturumu gerçekleştirildi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Kültür-Sanat Haberleri