Ramazan ayının müjdecisi kabul edilen Berat Kandili’ni huşu içinde kutladık. Maşallah camilerimizdeki cemaat görülmeye değerdi. Bildiğiniz gibi Şaban ayının 15. gecesi olan bu mübarek gece, İslam’da günahlardan arınma, ilahi affa ve rahmete ulaşma anlamına gelir. Berat Kandili, “üç aylar”ın ikincisi olarak kabul edilir ve müminler için önemli bir fırsat sunar diye açıklanır.
Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı bu mübarek gecede, Rabbim bizleri affına nail olan kullarından eylesin.
Berat Kandiliniz mübarek olsun.
Cerbe Deniz Muharebesi
Kandil geceleri ile milli ve dini bayramlarımız bizim birlik ve beraberliğimizin tek vücut olduğu günlerdir.
Bizim tek vücut olduğumuz günlerdeki bir zaferimizi tarihin altın sayfasından alarak paylaşmak istedim. 1538'de Preveze'de alınan yenilgi ve 1541'de İmparator Şarlken'in felaketle sonuçlanan Cezayir seferinin ardından Akdeniz'in önde gelen deniz güçlerine sahip olan İspanya ve Venedik devletleri, Osmanlılar ve müttefikleri olan korsanları kendilerine büyük birer tehdit olarak görmeye başladılar. İspanya kralı II. Felipe, Papa IV. Paul'den Trablusgarp'ın Turgut Reis'ten geri alınması için yeni bir Haçlı donanması kurulmasına önayak olmasını istedi. Bunun üzerine İspanya, Papalık Devleti, Malta, Ceneviz, Venedik ve Savoya Dükalığı'nın birleşmesi ile kurulan ve 100-150 parça gemi ve yaklaşık 30.000 kara askerinden oluşan bir armada hazırlandı. Donanmaya Medina-Coeli dukası Jean de la Cerda, kara ordusuna ise İspanyol asilzadelerden Don Alvaro de Sande komuta edecekti. Birliklerin genel komutanı ise ünlü amiral Andrea Doria'nın yeğeni Giovanni Andrea Doria olacaktı. Haçlı donanmasının öncelikli planı Tunus açıklarındaki yer alan ve gerek Trablusgarp, gerekse Tunus'a olan mesafesi açısından stratejik bir konuma sahip Cerbe Adası'nı ele geçirmek, ardından Trablusgarp'a saldırmaktı. Ada ele geçirildiğinde Malta ve Sicilya donanmaları burada bırakılıp Osmanlı Donanması'nın Batı Akdeniz'e geçmesi engellenecek, bu sayede askeri yardım alamayacak olan Cezayir daha kolay elde edilebilecekti. Messina'dan yola çıkan Haçlı donanması ilk önce Malta'ya uğradı. Burada kötü hava koşulları nedeniyle 2 ay mahsur kalan donanma hastalık vb. nedenlerle yaklaşık 2.000 kayıp verdi. Şubat 1560'ta Trablusgarp'a doğru harekete geçtiler ve 7 Mart 1560'ta Cerbe Adası'na asker çıkarmaya başladılar. Bu esnada Akdeniz'deki hareketlenmenin farkına varan Trablusgarp beylerbeyi Turgut Reis, padişah Kanuni Sultan Süleyman'a durumu bildirip gerekli tedbirin alınmasını arz etti. Kanuni, kaptan-ı derya Piyale Paşa'ya emir vererek duruma müdahale etmesini istedi. Gerekli hazırlıklar kısa sürede tamamlanarak 86 savaş gemisiyle İstanbul'dan harekete geçildi. Bu donanmaya Mora'da Midilli sancakbeyi Kurdoğlu Muslihiddin Mustafa ve Rodos sancakbeyi Kurdoğlu Ahmed dahil oldular. Böylece Osmanlı donanmasının savaş gemisi sayısı 120'ye ulaşmış oldu.
Malta'ya ulaşan Piyale Paşa adaya saldırılar düzenleyip esir ve ganimet elde etti. Akabinde, Turgut Reis'in edindiği istihbarat sonucunda Haçlı Donanması'nın halen Cerbe'de olduğu ve Trablusgarp'a saldırmak için beklediği öğrenildikten sonra acilen Cerbe Adası'na doğru yelken açıldı.
Piyale Paşa komutasındaki donanmanın Cerbe'ye ulaşması Haçlı birlikleri arasında sürpriz ve panik yarattı, çünkü Haçlılar'ın beklentisi Osmanlı donanmasının ancak yaza doğru İstanbul'dan sefere çıkabileceği ve o zamana kadar Trablusgarp'ın ele geçirileceği şeklindeydi. Osmanlı donanması Preveze'de uygulanan yarım ay şeklindeki savaş düzenine girmişti. Merkeze Piyale Paşa, sağ kanada Kurdoğlu Ahmed Bey ve sol kanada da Kurdoğlu Mustafa Bey komuta ediyordu. Haçlı donanması da benzer bir dizilişi uyguladı.
Savaş top atışları ile başladı. Türk topçusunun isabetli ve etkili atışları sonucunda Haçlı filosunda panik ve bozgun belirtileri gözlemleyen Piyale Paşa, düşmanın üzerine gidilmesini emretti. Bu manevrayı gören Juan de la Cerda, elindeki gemileri iki gruba ayırıp bir kısmı ile açık denize hareketlenirken diğer grubu kıyıya yönlendirdi. Bunun üzerine Piyale Paşa denize açılmak isteyen grubun üzerine giderken, Kurdoğlu Mustafa Bey karaya doğru yöneldi. Açık denizde haçlı donanmasına büyük bir darbe vuran Piyale Paşa, Giovanni Andrea Doria'nın filosunu yakalayıp rampa etti, fakat kaptan Doria küçük bir sandal ile ağır yaralı halde kaçmayı başardı. Bu esnada Kurdoğlu Mustafa Bey komutasındaki birlikler karaya yanaşamayan Haçlı gemilerine saldırıp Haçlı birliklerinin önemli bir kısmını etkisiz hale getirdi. Deniz savaşı Türk'lerin kesin zaferi ile sonuçlandı.
Savaşın üçüncü günü Cerbe'ye ulaşan Turgut Reis'in kaçmaya çalışırken yakaladığı gemilere verdirdiği zayiat ve aldığı esir ve ganimetlerle Haçlı donanmasının kaybı büsbütün artmıştır. Alınan esirler arasında Giovanni A. Doria'nın kaçması ile komutayı devralan Don Alvaro de Sande ve diğer üst düzey subay ve soylular da bulunmaktaydı. Kara savaşından kurtulabilenlerin Cerbe Kalesi'ne sığınması ile başlayan kuşatma üç ay sürmüş ve kaleyi savunan İspanyol askerler teslim olması ile savaş tamamen sona ermiştir. Cerbe Muharebesi'nde alınan zafer ile Osmanlı İmparatorluğu'nun Akdeniz'de 22 yıl önce Preveze Zaferi ile başlayan hakimiyeti zirve noktasına ulaşmıştır.
Birliğimizi bozmak için asırlardır niye bizimle uğraştıklarını her halde anlamışızdır.