Kusura Bakmayın Biz Buyuz

Ahmet TURAN

İsrail, Amerika ile birlikte İran a saldırdı.

Yıllardır da Amerika ve Avrupa destekli olarak Filistin’e, Suriye’ye, Lübnan’a saldırıyor.

Saldırılar hep havadan.

Karaya indiler mi (Hanya’yı Konya’yı) görüyorlar.

Korkularından leşlerini daha alamıyorlar.

İran saldırılarında füzeli karşılıklar sonucunda birazcık akılları başlarına geldi.

Ancak, kuyruğu dik tutmayı da elden bırakmıyorlar.

Etrafa, afra- tafra satmayı da iyi beceriyorlar.

Neymiş sıra Türkiye’de imiş.

Dezenformasyon ve algı da dünya liderleri.

Yandaşları da palavralarına dahil olunca, değmeyin keyiflerine.

Ama Türkiye kimseye benzemez.

Size bir olay anlatayım da gerçek keyfiniz yerine gelsin.

Sıranın kime geleceğini iyi anlayın.

11 Ağustos 1996 yılında yolculuğa Batı Almanya'dan başlayan; Batı Avrupalı, Rum ve Yunanlı motosikletliler Kıbrıs'ta sınırları delip, Türk topraklarına girerek, Türk bayrağını indirip yerine Rum Bayrağı çekeceklerini açıkladılar. Bunlara Avrupa’nın ve ABD’nin yanı sıra Rum-Yunan Ortodoks kiliseleri de destek veriyordu.

Havaları bir milyon du.

O sıralar ABD Büyükelçisi de iki günde bir Hasan Kundakçı Paşa ya gelip, "Motosikletliler sınırınızı geçip bayrak direğinize bir bez parçası (Rum bayrağını kastediyor) asacaklar, bundan bir şey olmaz" diyordu. Kundakçı Paşa da ABD Büyükelçisine, "Öyleyse Rauf Denktaş Bey'den izin alın, ben sessiz kalayım "diyerek onlara Türk askerinin cevabını veriyordu.

Fakat Büyükelçi de diyordu ki; "O zaman KKTC'yi tanımış oluruz".

Büyükelçinin bu tavrına karşılık Kundakçı Paşa da, "O halde bizi zorlamayın. Bizim sınırımızı geçmeye kalkan kim olursa olsun KURŞUNLARIM. Onun için sakın sınırda

bulunan bayrak direğine çıkıp Türk Bayrağı'nı indirmeye ve Rum bayrağı çekmeye yeltenmesinler" diye uyarıyordu.

Büyükelçiyi gönderen Hasan Kundakçı Paşa, Türk askerlerine de şöyle seslenmişti; 'Eğer sınırlarımızı bir kişi geçer, Bayrağımızı indirirse ben Türkiye'ye dönmem, dönemem. Alnıma tabancayı dayar, dokunurum tetiğe'.

11 Ağustos 1996 günü, işin ciddiyetini anlayan motosikletlilerden en az yarısı bu işlerden vazgeçiyor, ortada sadece Rum ve Yunanlılar kalıyordu. 14 Ağustos 1996 günü 35-40 fanatik Rum ve Yunanlı, sınırımızı delip Bayrağımızı indirmeye kalkınca, bayrak direğine tırmanan bir Rum, Türk Bayrağına yaklaşamadan tek kurşunla yere indirildi. Bunlara destek veren iki İngiliz askeri de kıçlarından vuruldu.

Dünyanın dikkatinin çekildiği bu olay sonunda yaşananları NAMI DİĞER TAMBURALI PAŞA şöyle anlattı.
Olaydan on dakika sonra BM Barış Gücü Komutanı Tuğgeneral ve BM Kurmay Başkanı İngiliz Albay odama geldi. İngiliz Albay, “Sayın Generalim, çok kötü şeyler oldu. Bayrak direğine çıkan bir kişi öldü ve iki de İngiliz askeri kalçasından yaralı.”

Ben de dedim ki; 'Sizi kaç gündür uyarıyorum. Bu işe mani olabilirdiniz, olmadınız. Üstelik o vurulan İngiliz askerleri de motosikletli fanatiği direğe doğru yönelttiler. Engel olabilirlerdi, olmadılar. Merak etmeyin Albayım, biz iki sümüklü İngiliz askerini uyardık. İsteseydik öldürebilirdik, sadece uyardık, öldürmedik. Onun için kalçalarından kurşunladık.'

BM Kurmay Başkanı Albay: ‘Ölebilirlerdi Generalim, diye yüksek sesle konuşup küstahlaşınca, Kundakçı Paşa odadaki havalı tabancayı alır. Albaya der ki; 'Yan taraftaki hedefi yenile'. Albay şaşkındır ama hedefi yeniler. Paşa, 25 metreden 5 el ateş eder, 'Oku puanları der. Puanlar okunur 50 üzerinden 5 kurşun da 49'a isabet etmiştir... Biraz önce küstahça konuşan İngiliz Albay şaşırır ve susar.

Korgeneral Kundakçı devam eder, "Şimdi anladınız mı?.. Türk Bayrağını indirmek isteyeni şah damarından vurup öldürmek istedik, öldürdük. Sizin iki İngiliz'i öldürmek istemedik, sadece uyardık'...

Hasan Kundakçı Paşa olaydan sonra Kıbrıs Rum Kesimi’nin başvurusu üzerine Interpol tarafından hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. TSK da ise görev süresi 1 yıl daha uzatıldı.

86 yaşında rahmetli olan paşamızla ilgili Kırmızı bülten ne mi oldu?

Kalplerde kırmızı halıya döndü.

Kusura bakmayın.
Biz buyuz….

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.