İrade ve Vicdanın Başkenti: Konya

İbrahim GÜNAY

Bir şehrin ruhu, sokaklarındaki taşlarda, meydanlarındaki yankılarda değil; yetiştirdiği nesillerde, sahip çıktığı değerlerde ve mazlumun elinden tuttuğu o asil vicdanda gizlidir. Konya, tarih boyunca hem medeniyetin beşiği hem de merhametin ve direnişin sancağı olmuştur. Bugün ise bu iki büyük anlam, şehri baştanbaşa saran iki gurur vesilesiyle yeniden taçlanıyor.

Küllerinden Doğan Bir Çınar: Konya İmam Hatip Lisesi

Geçmişin hatıralarını, geleceğin umutlarıyla harmanlayan Konya İmam Hatip Lisesi, adeta küllerinden yeniden doğdu. Düzenlenen basın lansmanı ve bu büyük eserin inşasında canla başla çalışan hayırseverlerin, iş insanlarının bir araya geldiği vefa buluşması, sadece bir okulun açılışı değil; bir medeniyet idrakinin ayağa kalkışıdır.

Bu okul, binlerce gencin feyz aldığı, ilimle irfanla dolduğu bir yuva olmanın ötesinde, bu toprakların köklü hafızasıdır. Taş üstüne taş koyan, "ben de varım" diyerek bu hayra omuz veren her bir hayırseverimiz, sadece bir bina inşa etmedi; yarının erdemli nesillerinin kalbine ve zihnine imza attı. Onların bu gayreti, bu milletin dayanışma ruhunun en somut nişanesidir.

75 yıllık geçmişe sahip Konya İmam Hatip Lisesi'nin hayırseverlerimizin katkılarıyla yeniden inşa edilen hizmet binasında hayırseverlerimiz için teşekkür programı düzenlendi. Konya Valisi İbrahim Akın başta olmak üzere, milletvekilleri, belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, STK yöneticileri ve çok sayıda davetlinin katıldığı programda, okulun yeniden inşa sürecinde emeği geçen tüm hayırseverlere bizlerde teşekkür ediyoruz.

Sahanın Ötesinde Bir Duruş: Konyaspor - Filistin Dostluk Maçı

Ve Konya… Adalet duygusunun ve vicdanın her daim diri tutulduğu bu mübarek şehir, şimdi tarihe not düşülecek çok anlamlı bir ilkliğe imza atıyor. Konyaspor ile Filistin arasında ‘Filistin Günü’nde gerçekleştirilecek dostluk maçı, yeşil sahaların çok ötesinde, insanlık ortak paydasında buluşmanın adıdır.

Bütün Türkiye gibi Konya da ilk günden bu yana Gazze’nin, Filistin’in ve insanlık onurunun yanında yekvücut oldu. Kalbi Kudüs'ün sokaklarında, Gazze'nin yıkık duvarları arasında atan bu millet, zalimin karşısında mazlumun yanında durmaktan bir an olsun geri durmadı. Şimdi bu dostluk maçı, sahadaki meşin yuvarlağın ötesinde; dünyaya verilen en güçlü kardeşlik, direniş ve ses olma mesajıdır.

Tarihe Not Düşülen Günler

Bir tarafta ilimle, irfanla, vefayla yeniden ayağa kalkan bir eğitim ocağı; diğer tarafta vicdanın ve kardeşliğin sesini yeşil sahalardan tüm dünyaya haykıran Konya… Bu gelişmeler, sadece bugünün haber başlıkları değil; yarın dönüp baktığımızda gururla okuyacağımız birer tarih sayfasıdır.

Konya, her zaman olduğu gibi bugün de inancın, vefanın ve insanlığın başkenti olduğunu bir kez daha ispatlıyor. İyi ki varsın Konya; senin bu asil duruşun, bu milletin umudunu diri tutmaya yeter de artar bile.

Bu anlamlı gelişmeler ışığında, Konya’nın sergilediği bu vefa ve dayanışma ruhu nesiller boyu devam edecek inşallah.

Gönüller Şehrinde Bir Vuslat Rüzgârı: 15. Uluslararası Mevlânâ Şiir Şöleni

Konya, kadim medeniyetimizin köşe taşlarından biri, sevginin, hoşgörünün ve barışın başkentidir. Bu toprakların ruhunu besleyen en büyük çınarlardan Hazret-i Mevlânâ, yüzyıllardır sadece bu coğrafyayı değil, bütün insanlığı "Ne olursan ol, yine gel" çağrısıyla kucaklamaya devam ediyor. Bu manevi iklimin, kelimelerin en zarif hali olan şiirle taçlandırıldığı geleneksel bir buluşma var ki Konya'nın kültürel hafızasında artık çok müstesna bir yer tutuyor: Uluslararası Mevlânâ Şiir Şöleni.

Karatay Belediyesi ve Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi’nin iş birliğiyle, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kıymetli destekleriyle bu yıl on beşincisi gerçekleştirilen bu büyük organizasyon, bir kez daha Konya'yı şiirin ve kardeşliğin merkezi haline getirdi. Mevlânâ Dergâhı Gül Bahçesi’nin o benzersiz ve huzur dolu atmosferinde yankılanan mısralar, sadece kulakların pasını silmekle kalmadı, hepimizin ruhuna şifa oldu.

Şiirin Evrensel Diliyle Kurulan Gönül Köprüleri

Farklı coğrafyalardan, farklı kültürlerden gelen şair ve yazarların Konya’da buluşması, kelimenin tam anlamıyla bir medeniyet buluşmasıdır. Şiir, sınırları aşan, dilleri ve ırkları birleştiren en tesirli dildir. Hazret-i Mevlânâ’nın "Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir" düsturunca, dünyanın dört bir yanından gelen kalemler Gül Bahçesi'nde aynı duyguda, aynı vuslat arayışında birleştiler.

Bu tür uluslararası etkinlikler, Konya’mızın turistik ve tarihi kimliğinin ötesinde, yaşayan bir kültür ve edebiyat merkezi olduğunu dünyaya bir kez daha haykırmaktadır. Şairlerin dillerinden dökülen her mısra, aslında Konya'nın evrensel barış mesajını geleceğe taşıyan birer tohum gibidir.

Emeği Geçenlere Teşekkür Borcu

Kültürümüzün, sanatımızın ve edebiyatımızın yaşatılması, nesilden nesile aktarılması şüphesiz ki vizyoner yerel yönetimlerimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın ortak gayretiyle mümkündür.

Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’nın öncülüğünde, ilçenin sadece fiziki alt yapısıyla değil, kültürel ve sanatsal dokusuyla da ön plana çıkması takdire şayandır.

Üyesi bulunduğum Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu ve ekibinin özverili çalışmaları, bu şöleni sıradan bir etkinlik olmaktan çıkarıp köklü bir gelenek haline getirmiştir.

Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleri de bu tür nitelikli projelerin devlet eliyle ne kadar güçlü bir şekilde sahiplenildiğinin en güzel göstergesidir.

Uluslararası Mevlânâ Şiir Şöleni, Konya'nın kültürel hayatına vurulmuş estetik bir mühürdür. Bu vesileyle, Mevlânâ’nın o asırlık nefesini bugüne taşıyan, emeği geçen, katılan, mısralarıyla gönüllerimizi ısıtan tüm şairlerimize ve yöneticilerimize şükranlarımı sunuyorum.

Kalın sağlıcakla…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.