Doğa Unutmaz

Mustafa ÖZLÜK

Değerli dostum, kıymetli akademisyen Ali Çetiner, yıllardır iklim olayları üzerine araştırmalar yapan, yazılarıyla insanlığı uyarmaya çalışan değerli bir bilim insanıdır. Türkçe ve İngilizce makalelerden yararlanarak ortaya koyduğu düşüncelerle doğanın korunmasına dikkat çekmiştir. İnsanların yalnızca kendileri için değil, milletleri ve insanlık için de düşünmeleri, üretmeleri ve sorumluluk almaları gerektiğini hep dile getirmiştir.

Bugün dünyanın dört bir yanında yaşanan iklim felaketleri, bu uyarıların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Çünkü doğa unutmaz; insanın yaptıklarının sonuçları er ya da geç karşısına çıkar.

Nepal’de şiddetli yağışların yol açtığı yıkımı televizyonlardan izlerken insan dehşete kapılıyor. Suların önüne kattığı her şeyi sürüklediği görüntüler, doğanın gücünü ve insanın karşısındaki çaresizliğini gözler önüne seriyor. Haber sunucularının bile şaşkınlıkla aktardığı bu manzara karşısında insan, “Kıyamet böyle olsa gerek.” demekten kendini alamıyor. Beni en çok etkileyen ise suyun ulaştığı yükseklik oldu. Gazetelerde yer alan bilgilere göre su seviyesinin 8-8,5 metre yükselmesi, felaketin boyutunu anlamak için bile yeterli. Bu görüntüler, doğanın dengesini bozmanın ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha hatırlatıyor.

Artık iklim olaylarının eskisi gibi seyredeceğini düşünemeyiz. Doğanın dengesinin bozulmasında insanın payı büyüktür. Daha fazla kazanma hırsıyla ormanları yok ettik, çevreyi kirlettik, doğal yaşamı tahrip ettik. Birilerinin kazancı uğruna verilen zararın bedelini ise bütün insanlık ödüyor.

Şehirlerde trafik ışıklarında beklerken bile çevreye verdiğimiz zararı düşünmeliyiz. Her otomobilde bir kişinin bulunması, gereksiz yakıt tüketimi ve egzoz gazları hava kirliliğini artırıyor. Toplu taşıma kullanmak, trafik yoğunluğunu ve kirliliği azaltmak için önemli bir adımdır. Unutmayalım ki kirli hava; çocukları, yaşlıları ve solunum rahatsızlığı yaşayan insanları da etkiliyor. Başkalarının sağlığını tehlikeye atmaya hakkımız var mı?

Hava, su, güneş ve toprak yaşamın vazgeçilmezidir. Havasız ve susuz yaşayabilir miyiz? Yok edilen ormanlar, kuruyan göller ve nehirler bir anda geri gelir mi? Yanan ormanlarla birlikte kaybolan bitkileri ve hayvanları yeniden canlandırabilir miyiz? Kaybettiğimiz doğal değerlerin bedelini yalnızca parayla ödeyemeyiz.

Bu nedenle çevreyi korumak için somut adımlar atmalıyız. Isınmada daha temiz yakıtlar tercih edilmeli, araçların egzoz emisyonları denetlenmeli ve toplu taşıma yaygınlaştırılmalıdır. Fabrika bacalarına uygun filtre sistemleri takılmalı, sokak temizliğinde toz oluşumunu azaltacak önlemler alınmalıdır. Konya Şeker Fabrikası’nda filtre kullanımının olumlu etkilerini yaşayarak görmek, bu tür önlemlerin önemini anlamamıza yardımcı olmuştur.

Çevreyi koruma sorumluluğunu yalnızca devlete ve belediyelere yükleyemeyiz. Devletin, yerel yönetimlerin, işletmelerin ve vatandaşların bu konuda ayrı ayrı görevleri vardır. Herkes üzerine düşeni yapmalıdır.

Temiz hava bir ayrıcalık değil, sağlıklı yaşamın temel gereğidir. Para kazanmak elbette önemlidir; ancak bunu doğaya ve insan sağlığına zarar vermeden yapmalıyız. Doğa yalnızca bizim değil, gelecek kuşakların da ortak mirasıdır. Paramız var diye her şeyi yapma hakkına sahip değiliz.

İstanbul’da yaşanan su baskınları ve dünyanın farklı bölgelerindeki aşırı hava olayları, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birliğinin önemini gösteriyor. Bu konuda önlem almak için daha fazla felaket yaşanmasını beklememeliyiz.

Unutmayalım ki para, kaybedilen sağlığı, yok edilen ormanları ve bozulan doğal dengeyi geri getiremez. Doğayı korumak, insanlığı ve geleceğimizi korumaktır. Bugün sorumluluk almazsak yarın çok geç olabilir.

Doğa unutmaz. Gelin, doğayı tüketmek yerine koruyalım; kendimize, birbirimize ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakalım.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.