Hakkı Ödenmeyeceklerin Günü

Mustafa ÖZLÜK

Tarihine, gazisine ve şehitlerimize sahip çıkmak görevdir herkese. Bunu doğru olarak yapabilen milletler gelişmiş kalkınmıştır. Dünü, bugünü ve geleceğiyle örnek Japonya'dır. Dünü bilmeden geleceği inşa edemeyiz.

Bir milletin en değerli varlığı, bağımsızlığı ve vatanıdır. Bu değerler, tarihin hiçbir döneminde kendiliğinden kazanılmamıştır. Bugün üzerinde özgürce yaşadığımız bu topraklar, şehitlerimizin canı ve gazilerimizin büyük fedakârlıkları sayesinde bizlere emanet edilmiştir. Bu nedenle şehitlerimize ve gazilerimize duyduğumuz saygı, yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir görev değil, her zaman taşıdığımız bir insanlık ve vatandaşlık sorumluluğudur.

Şehitlerimiz vatanın bağımsızlığı uğruna hayatlarını feda etmiş, gazilerimiz ise aynı mücadelede canlarını, sağlıklarını ve hayatlarının önemli bir bölümünü ortaya koymuşlardır. Onların fedakârlıkları sayesinde bayrağımız bugün özgürce dalgalanmakta, milletimiz kendi geleceğini belirleyebilmektedir. Bu nedenle şehit ve gazilerimizin hatırasına sahip çıkmak, aslında kendi bağımsızlığımıza ve geleceğimize sahip çıkmaktır.

Devletin şehit ailelerine ve gazilere karşı önemli sorumlulukları vardır. Şehit ailelerinin ve gazilerin ekonomik, sosyal ve hukuki sorunları duyarlılıkla ele alınmalı; sağlık, eğitim, çalışma ve sosyal güvenlik alanlarında ihtiyaçları karşılanmalıdır. Gazilerimizin toplum içinde onurlu ve güvenli bir hayat sürdürebilmeleri için gerekli imkânlar sağlanmalıdır. Şehit aileleri de yalnız bırakılmamalı, devletin desteğini her zaman yanlarında hissetmelidir. Bütün bunlar yapılırken temel ölçü adalet, eşitlik ve insan onuru olmalıdır.

Millet olarak bizim sorumluluğumuz da en az devletinki kadar önemlidir. Şehit ailelerine ve gazilerimize saygı göstermek, onların hatıralarını yaşatmak ve ihtiyaçları olduğunda yanlarında olmak toplumsal görevimizdir. Gazilerimizi yalnızca törenlerde hatırlamak yeterli değildir. Onların hayatlarını, fedakârlıklarını ve yaşadıkları sorunları anlamaya çalışmak gerekir.

Birey olarak bize düşen görev ise vatan sevgisini yalnızca sözlerle ifade etmemektir. Vatanı sevmek; dürüst olmak, çalışmak, üretmek, hukuka ve insan haklarına saygı göstermek, başkasının hakkını korumak ve topluma faydalı bir insan olmaktır. Çünkü şehitlerimizin ve gazilerimizin bize bıraktığı emanet yalnızca toprak değildir. Bu emanet, özgürlük, bağımsızlık, Cumhuriyet ve onurlu bir yaşamdır.

Çocuklarımıza ve gençlerimize de bu bilinci aktarmalıyız. Onlara savaşın acılarını değil, barışın ve kardeşliğin değerini; bağımsızlığın ne kadar büyük bir nimet olduğunu anlatmalıyız. Geçmişimizi bilmeyen bir toplum, geleceğini sağlam temeller üzerine kuramaz. Şehitlerimizi anmak ve gazilerimize saygı göstermek, tarihimize sahip çıkmanın da bir gereğidir.

Gaziler Günü, bize büyük bir emaneti hatırlatır: Bu vatan kolay kazanılmamıştır. Şehitlerimizin hatırasını yaşatmak, gazilerimizin onuruna sahip çıkmak ve ülkemizi daha güçlü, daha adil ve daha huzurlu bir geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir.

Bayrağımız göklerde dalgalandığı, vatanımız üzerinde özgürce yaşadığımız sürece şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakârlıkları unutulmayacaktır. Onlara en büyük teşekkürümüz, bıraktıkları emanete sahip çıkmak ve gelecek kuşaklara daha güzel bir Türkiye bırakmaktır.

19 Eylül 1921 yılında Sakarya Savaşı'ndan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Mustafa Kemal Atatürk'e gazilik ve mareşallik rütbesi verilmiştir . Bu yol bize bağımsız ve özgür yaşayabileceğimiz bir vatan kazandırmıştır. Şehitlerimize rahmet, gazilerimize huzurlu yaşam hep olsun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.