AMERİKAN İLLÜZYONU - II Kapitalizmin Akıl Tutulması

Yılmaz SANDIKÇI

ABD’nin bölgemizdeki müdahaleleri yıllardır devam ediyor.

Bölgemizde sebep olduğu istikrarsızlık da kendini günden güne artırarak hissettiriyor.

Kuzeyimizde Rusya’yı zayıflatmak için Ukrayna’yı kullanıyor.

Doğumuzda İran ile hesaplaşmak için İsrailin kuyruğuna takılıyor.

Güneyimizde Araplara bahar getireceğim söylemleri ile komşumuz ülkelerde ya isyanlar çıkarıyor ya da askeri operasyonlar yapıyor.

Batımızda Yunanistan’ı Türkiye’ye karşı kışkırtma çabalarına katılıyor. Yunanistan ile ortak tatbikat yapan Arapları Türkiye ile ittifak kurmaya teşvik ediyor.

Yetmiyor SSCB’ye karşı en büyük yerel müttefiki olan Türkiye’nin rejimini, sınırlarını değiştirmek hatta bölmek için kurulan oyunların içinde yer aldığını gizmemiyor. İnsan hakları maskesi altında, kardeşlik lafları ile kardeş halkları birbirine düşüren operasyonları hatırlatıyor.

1991’de SSCB çöktüğünde Amerikan kapitalizmi, müttefikleri ile birlikte büyük bir zafer kazanmıştı.

Sovyetler, Batı’nın sermaye, teknoloji, üretkenlik ve inovasyon kapasitesiyle rekabet edememişti.

Galip olan kapitalist ülkeler, daha fazla kâr uğruna gelecekteki en büyük rakibini büyümeye başladılar.

Amerikan ve diğer Batılı şirketler ucuz işgücü, düşük maliyet ve yüksek kâr için üretimlerini Çin’e taşıdılar, sermaye ve teknoloji ile destek verdiler. Doğu Avrupa’daki ve Türkiye’deki potansiyeli görmezden geldiler.

Belki komünizme karşı kazandıkları zafer sarhoşluğu yüzünden belki de akıl tutulmasına taa o zamanlar girdiler.

Tarihin ironisine bakınız ki, ucuz emek sunan kominist Çin, onlar için sadece uzuc üretim yapmakla kalmadı; onlar için üretirken kendisi için üretmeyi de öğrendi.

Öğrendikçe sanayileşti. Gelişen sanayisinin desteği ile ihracatını artırdı. İhracatı, ithalatını aşınca sermaye biriktirmeye başladı. Sermaye biriktirdikçe Ar-Ge ile teknolojiye geçti. Ardından altyapıya ve askerî kapasiteye yatırım yaptı ve global güçler arasında yerini aldı.

Ve sonunda, Batı ucuz Çin emeği ve malından kâr ederken, Çin durdurması çok daha pahalıya patlayacak bir güç haline geldi.

Kapitalist akıl şimdi ne yapacak?

ABD, büyümesine ciddi katkı sağladığı Çin’i gümrük vergileri ile yavaşlatmaya, bazı yaptırımlar ile üretimi yeniden kendi ülkesine çekmeye çalışıyor.

Avrupa bu kadarını da yapamıyor. Doğu Avrupa’da da oldukça ucuz iş gücü kaynağı varken, Çin’e yaptığı yatırımların sonuda krizden krize giriyor. Krizin etkisi ile sağlıklı düşünme yetisini kaybediyor, yılların emeği ile kurdukları birlikten ayrılma sesleri bile yükseliyor.

Batıda kapitalist akıl tutulmasının etkileri artarken, doğuda Çin sermayesi kendine yeni yollar buluyor: Geçen hafta bir Türk bankası da Çin’in yuan ödeme sistemine doğrudan katılmış. Yani Çin global pazarlardaki dış ticaretini milli parası ile de destekleme yolunda ilerliyor.

Yani ABD’nin kapitalist kafası, Çin’i sıkıştırdıkça Çin sermayesi ve ticareti başka yollar buluyor.

Aynı kafa Rusya’yı ve İran’ı zayıflatmak için koyduğu ambargolar ile aslında Çin’i güçlendiriyor olan Avrupa ülkeleri ile Türkiye’ye oluyor…

Ortada tuhaf bir kapitalist denklem var: ABDli şirketlerin daha fazla kazanma çabası ABD’nin gelecekteki rakibini büyütüyor; ABD devleti de şirketlerinin büyüttüğü rakibi durdurmak için servet harcamak zorunda kalıyor.

Bu hangi aklın ürünü olabilir?

Komünist blokun temsilcisi Sovyetler Amerika’yı yenemedi ve kapitalizme yenildi ama Çin, kapitalizmi kullanarak Amerika’nın en büyük rakibi oldu ve SSCB’nin intikamını almak için gün sayyor gibi. Hem de Amerika’dan kazandığı parayla.

Kapitalizmin temsilcisi ABD, kısa vadeli kârı stratejik aklın önüne koyunca kapitalist aklın değil, kapitalist akıl tutulmasının temsilcisine dönüşüyor.

Peki, kapitalist blok nasıl oldu da böyle bir yanlışa saptı? Nasıl oluyor da yanlıştan dönemiyorlar?

Bunun cevabı akılda mı hırsa da mı?

Öğrencilik yıllarımızda kendi gövdesini kuyruğundan yutmaya başlayan bir yılana benzetilen kapitalizm, kuyruğundan fazlasını yutmuş sanki…

Kendi bedenini sakatlamış, hareket kabiliyetini de sınırlamış. Sağlam kafa sağlam bedende durur sözünün gereği, sağlıklı düşünemez olmuş…Yanlışından dönmezse ölümü kendi elinden olacak belli. İşin kötüsü “dostum” dediklerini düşmanlarından önce öldürecek gibi.

Bunların aklı ile harket edenler şimdiden tedbirini almalı. Selam ve dua ile.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.