Hainler Temizlenmeden Olmaz

Önce şunu söyleyelim

“İyilerle gezersen alırsın mertebe. Kötülerle gezersen dönersin merkebe”

Dahası da var. “Ata kızıp eşekle yola çıkanın gideceği tek yer ahırdır”

Ramazan ayındayız.

Ramazan demek, oruç demek, sabır demek, hayır-hasenat demek, bereket demek, merhamet demek, rahmet demek…

Peygamber efendimiz bu ay için şöyle buyuruyor: “Ramazan ayı girdiği zaman, cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır. ‘Hayır talep eden gel. Fenalık peşinde koşan vaz geç!’ diye seslenilir.”

Bu ses tüm insanlığadır.

Fakat, İsrail ne hikmetse tüm zalimliğini hep Ramazan ayında azdırır.

Yıllardır Filistin’e saldırır, Lübnan’a saldırır, Suriye ye saldırır. Şimdi de destekçisi ABD ile birlikte İran’ a saldırıyor.

İran şöyleydi, böyleydi.

İran’ın ne olduğunu dünya alem biliyor.

Ama mübarek ramazan ayında küçücük çocukların, kadınların, gençlerin, yaşlıların silahsız masumların tepelerine bomba yağdırmak İran’ın ne olduğunu bertaraf ediyor.

Gazze de, Lübnan da, İran da yaşananlar; insanlığı yerle yeksan ediyor.

Sinir uçlarını rencide ediyor, olmaz, olamaz dedirtiyor.

Sadece İsrail mi?

İçeridekilere ne demeli

Toplantı için davet edilen Hamas lideri İsmail Haniye, İran’ın kalbi Tahran da kaldığı yerde öldürüldü.

İran’ın dini lideri, yakınları, üst düzey komutanları hepsi yine Tahran da toplantı yaptıkları yerde öldürüldüler.

Kendi topraklarında suikaste uğradılar.

Benim ecdadımın dünya alem ibret alsın diye hainlik yapanlara verdiği keklik dersini demek ki bunlar almamışlar.

Bu dersi yeniden bir hatırlatayım

Padişah Yavuz Sultan Selim, tebdil-i kıyafetle avcıların avladıkları kuşları, tuzakçıların yakaladıkları maharetli, eğitimli, güzelim kuşları sattıkları Kuşlar Çarşısı’nı gezerken gözü kekliklere ilişir…

Bir grup kekliğin kafesinin üzerindeki yazıda “Tane işi satış, fiyatı 1 altın” yazdığını görür.

Hemen yanı başlarında, adeta altın kafes içinde bir keklik daha vardır ki, fiyatı; 300 altın yazıyormuş.

Padişahın gözü 300 altınlık kekliğe takılır.

”Hayırdır” der satıcıya ve sorar: “Bunun diğerlerinden ne farkı var ki, bunlar 1 altın, bu 300 altın?”

Satıcı, “Bu keklik özel eğitimli, çok güzel ötüyor, ötmesi bir yana bunun ötüşünü duyan ne kadar keklik varsa hepsi onun etrafına doluşuyor. Tabii bu arada avcılar da o etrafa doluşan keklikleri daha rahat avlıyorlar” diye de ekler.

Padişah “Satın alıyorum” der ve 300 altını verip kekliği alır.

Satıcı kekliği iyi paraya sattım diye sevinirken, Padişah Yavuz Sultan Selim keliği eline almasıyla birlikte hemen oracıkta kafasını koparıp atar.

Adam şaşırıp, ‘‘Ne yaptınız, en maharetli kekliğin kafasını koparttınız, yazık değil mi” diye dövünürken; Padişah orada bulunanlara dönüp şöyle seslenir. “Kendi soyuna ihanet edenin akıbeti er veya geç ölümdür.”

Hainler temizlenmeden olmaz.

“Birlik olalım” diye boşuna demiyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.