Yılmaz SANDIKÇI

Yılmaz SANDIKÇI

YIL DEĞİŞTİ, ZİHİN DEĞİŞTİ Mİ?

Yeni bir yıla girdik.

Takvimde yapraklar değişti.

Peki zihniyet değişti mi?

*

Yok öyle bir şey. Olmasını beklemek de yanlış zaten. Çünkü bazı eski kafalarda değişmek bile bir sorun gibi algılanıyor. Oysa değişmek, gelişmenin ta kendisidir.

Değişmeyi kusur gibi gören zihinler, gelişmenin de önündeki engeldir.

*

Değişimi ve gelişimi — bilerek ya da bilmeden — engelleyen bu zihniyet; duyduğu her malumatın doğruluğunu araştırmadan, o malumattan bilgi üretecek seviyede düşünmeyi öğrenmeden konuşmaya devam ettiği sürece, yıllar değişse ne yazar, yüzyıllar değişse ne yazar?

*

Her yıl aynı dilekler, aynı temenniler…Ama tekrar ediyor yine; aynı hatalar, aynı yanlışlar, aynı aldanmalar, aynı kolaycı kabullenmeler ve teslimiyetler.

*

Sonra birileri çıkıp “tarih tekerrürden ibarettir” gibi yanlış anlaşılan bir sözü marifetmiş gibi tekrar eder. Dinleyenler de itiraz etmeden dinler.

*

Neden çoğalmıyor, itiraz edenler; “hayır, tarih tekerrürden ibaret değildir! Tekrar eden tarih değil; tekrar eden, ders alınmayan yanlışlardır” diyenler…

*

Demek ki sorun takvimde değil. Sorun, işin aslını aramayı, gerçeği hakikati anlamayı sağlayacak olan aklı kiraya verip, algı ile aldanmayı tercih edenlerdedir.

*

Bir de “at izi, it izine karıştı” diyenler var ya…

Son zamanlarda taktık kafayı bu lafa!.

Atasözlerimiz ya yanlış anlaşılıyor

Ya da birileri işine geldiği gibi kullanıyor.

*

Hayır, bence sorun izlerin karışmasında değil;

Sorun izleri ayırt edemeyen bakışlarda.

At izi, it izine niçin karışsın ki?

Diye, neden itiraz edilmiyor acaba?

-

Tilki izi it izine, çakal izi kurt izine,

Eşek ya da katır izi at izine karışsa hadi neyse,

“Olabilir” dersin ve ayırmaya çalışırsın.

*

Ama at izi, it izine karışıyorsa;

Sorun izde değil, farkı göremeyen bakışta!

Yoksa birileri bu karışıklıkta,

Yine eşek tımarına yer mi açıyor acaba?

*

Sorunumuz onun adamı, bunun adamı değil.

Şu parti, bu parti hiç değil.

Yeter artık çıkalım bu karmaşadan.

Sorun; maskeli kuklalara aldanmakta.

*

Sorun; birileri bizi uyuturken,

Birileri, kendi aramızda kavga çıkarma çabasında!

Birileri de toz duman bir birine karıştığında

Hazırlanıyor vatanımızdan toprak koparmaya...

*
Eeee sen de uyan, düşme tuzağa;
Bakarken görmeyi öğrenen, fark et
Nasıl bir fark var Müslüman olanla,
Müslüman kılığında konuşan arasında.

*

Biz hala bu oyunlarla uğraşırken,

“Değişmeyen tek şey değişimdir” diyen bir zihniyet var
Dünyanın öbür ucunda;

Son yüzyıllarda gelişimin öncüsü olmuşlar.
Tüm dünyada hâkimiyet kurmuşlar
Kendilerini takip edenleri durdurmak için
Anlayanları susturmuşlar.
*

Rakip gördükleri coğrafyalarda

En çok da din adamlarını kullanmışlar.
Nedense Çin gibi yerlerde tutmamış bu oyunlar
Çünkü sanırım, oralarda batının teknolojisi için
“Uzak durun şeytan icadı bunlar” diyen din adamları yok!
*

Bir de kendimize bakalım, geçen zamanın aynasında.

Son üç yüzyıldır “şeytan icadı” diyerek
Kime hizmet(!) ediyor, çocukları, gençleri uyutanlar
Ya bunlara aldananlar var.

*

Gelişmek için çaba yok; ama gelişen ülkelerin gerilemesini dileyenler, her fırsatta konuşuyor. Hatta “ABD battı, batıyor, batacak” diyor:

Evet, ABD de bir gün batabilir, bunda sorun yok. Ama şunu unutmayın: ABD, batırmadan batmaz. Siz kendinize bakın. Algı ile aldanmanın sonu yok!
*

Selam ve dua; algı ile aldanmak yerine, aklı ile gerçeği anlamaya çalışanlara.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.