ZANNEDERSEM!

Dünyayı kendi eksenimizin etrafında döndürdüğümüz günden beri, hayatın merkezine kendimizi koyduk. Kimsenin gerçeğine bakmayan, kimseye kendi gerçeğini ifade edemeyen, zanlarına kurban edilen bir çağın çağdaşlarıyız.

İnandığımız, bildiğimiz gerçeklerin içinde bile şüphelerimize yenildik. İnsanlara bakarken ne yaptıklarıyla ilgilenmek yerine, neden yaptıklarını kendimizce yorumlayarak baktık. İyiliği, güzelliği kendimize göre anlamlandırdık. İnanmak istediklerimize kayıtsız şartsız inandık, istemediklerimize ise kendimizi haklı bir konumda göstermek ve gerekli bahaneleri üretebilmek için hep zannettik.

Hakikat aynasında göremediğimiz her şeyi, zan aynasında gördük. Kimi zaman iyi kimi zaman kötü. Öyle mücadele ettik ki, hakikati bile olduğu gibi değil de bizim onun nasıl olmasını istemişsek öyle olması için zorladık. Her zaman var olanın dışında bir dünyada yaşadık. Sonra yaşadığımız bu hayal dünyasını gerçeğin önüne geçirdik. Yaptığımız işin en doğrusu olduğunu zannettik.

Oysa herkes hayata kendi penceresinden bakıyor, ama senin gördüğünü başkası göremiyordu. Hatta sen başkalarının farklı şeyler görüyor olmasını hazmedemiyorsun. Onun için bütün kararlarında ön yargılı ve kendine göre bir olay tasavvuru içinde oluyorsun, zannederek yaşıyorsun hayatı, olayları ve insanları.

Beklentilerimizin, zihnimize yaptığı baskının diğer adımıdır bilinmez, her şeyin bir kalıbını buluyoruz içimizde. Dev bir ekranda gördüğümüz ama gerçeklikle ilgisi olmayan sanal bir dünyada yaşamaktı zanlarımızla yaşamak.

İster hüsnü zan olsun ister suizan, aslında bizim içimizdeki dünyaya açılan bir penceredir. Tabiri caiz ise gül dalında ister dikenine ister gülün rengine bakmak gibi. Kişinin hayata bakışının bir nevi dışa vurumu. Ama en çok nefsinin arzu ettiği sonucu araması. Olmasa bile olmuş gibi, varmış gibi görebilmek. Daha doğrusu nefsimizin uydurduğu bu hayale inanmak.

Her ne kadar hayatımızda büyük bir yer kaplasa da zanlarımızda da ölçülü olmak gibi bir yükümlülüğümüz var. Bir Hadisi şerifte Hz. Peygamberimiz şöyle buyurur. "Zandan sakınınız. Çünkü zan (yersiz itham), sözlerin en yalan olanıdır…”

Zannedersem en az dünya kadar yalan olan bir hayat kurgusunun, insan zihnindeki görünmeyen yüzüdür zanlarımız. Zannedersem, ben de zannetmeyi yazarken yeterince zannetmişim…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.