İbrahim GÜNAY
Biz Buradayız ve Vazgeçmedik
Kimi maçlar sadece üç puandan ibaret değildir; bazı doksan dakikalar, bir şehrin nefesini tuttuğu, kaderin ve umudun ince bir çizgiye sıkıştığı kırılma anlarıdır. Konyaspor’un Trabzonspor’u 1-0 mağlup ettiği bu karşılaşma, tam da lig tablosunun dipsiz kuyusundan çıkış arayan yeşil-beyazlılar için bir hayatta kalma mücadelesiydi.
Haftalardır süren puan kayıpları, tribünlerdeki o ağır sessizlik ve üzerimize karabasan gibi çöken düşme hattı korkusu, bu maçı taktiksel bir 90 dakikadan çok daha öteye taşımıştı. Sahada adeta yürüyen bir ölü gibi görünen o öz güven, bu akşam topun her ayağa gelişinde yeniden can buldu. Trabzonspor gibi köklü ve tehlikeli bir rakip karşısında alınan bu tek gollük galibiyet, tabeladaki üç puandan çok daha fazlasını, "biz buradayız ve vazgeçmedik" inancını geri getirdi.
Futbolda bazen güzel oyunun, şık pasların ya da estetiğin bir hükmü kalmaz. Önemli olan o uçurumun kenarından çekilip alınmak, o ağır yükü omuzlardan bir nebze olsun indirebilmektir. Teknik heyetinden sahadaki en genç oyuncusuna kadar herkesin yüreğini ortaya koyduğu bu mücadelenin kahramanı sadece golü atan ayaklar değil, o tribünleri dolduran ve inanmaktan bir an olsun vazgeçmeyen cefakâr taraftardı.
Şimdi asıl sınav başlıyor; çünkü bir galibiyetle kış yaz olmaz. Konyaspor’un bu ölüm kalım savaşından zaferle çıkması, sadece derin bir "oh" çektirmekle kalmamalı, aynı zamanda sezonun geri kalanı için bir uyanış ve tırmanış manifestosu olmalı. Bu direnç, bu inanç sahaya her maç yansıtıldığı sürece bu şehir yeniden umutla ayağa kalkacaktır.
Demir Ağlarla Örülen Şehir: Konya'nın Ulaşımında Yeni Bir Dönüm Noktası
Şehirlerin kimliği, yalnızca tarihi yapıları, caddeleri ya da meydanlarıyla şekillenmez; o şehirde yaşayan insanların günlük yaşamını kolaylaştıran, hayatı akışkan kılan altyapı hamleleriyle de büyür. Konya, köklü tarihini modern şehircilik vizyonuyla harmanlayan nadide kentlerden biridir. Bu vizyonun en somut ve en heyecan verici halkalarından biri olan Adliye-Şehir Hastanesi Tramvay Hattı, coşkulu bir törenle hizmete girdi. Bu hat, sadece raylardan, trenlerden ibaret bir ulaşım projesi değil; binlerce insanın sağlık hizmetine, eğitime ve işine daha hızlı, konforlu ve güvenli ulaşmasını sağlayan bir yaşam köprüsüdür.
Konya Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde hayata geçirilen bu yatırım, yerel yönetimlerin halka dokunan en güzel örneklerinden birini teşkil ediyor. Özellikle güzergâhı itibarıyla kritik bir öneme sahip olan Adliye-Şehir Hastanesi hattı, şehrin en yoğun sağlık komplekslerinden biri olan Konya Şehir Hastanesi’ne kesintisiz erişim imkânı sunuyor. Sabahın erken saatlerinde işine yetişmeye çalışan bir memurun, hastanesine acilen ulaşması gereken bir vatandaşın ya da öğrencinin omuzundaki yükü alan bu tür projeler, modern şehirciliğin kalbidir.
Ulaşımda atılan her akıllı adım, aynı zamanda çevreye verilen değerin de bir göstergesidir. Raylı sistemlerin yaygınlaşması, karbon salınımını azaltırken şehir içi trafiğini de nefes aldıracak ölçüde rahatlatıyor. Konya, raylı sistem ağını sürekli genişleterek Türkiye’nin bu alandaki öncü şehirlerinden biri olma kimliğini perçinliyor. Adliye-Şehir Hastanesi hattı da bu stratejik hamlenin halkalarından biri olarak, şehrin geleceğine vurulmuş estetik ve işlevsel bir mühürdür.
Bu dev eserin şehre kazandırılmasında emeği geçen, projeyi başından sonuna kadar titizlikle takip eden Konya Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere, mühendisinden işçisine kadar herkesi kutlamak gerekiyor. Şehirler, onları sahiplenen ve ileriye taşımak için gayret gösteren iradelerle güzelleşir. Bugün Konya, demir ağlarla örülen geleceğine bir adım daha yaklaştı. Hayırlı, uğurlu olsun; bu raylar Konya'ya hep mutluluk ve huzur taşısın.
2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Hayırlı Olsun
2026-2027 eğitim öğretim yılı ülkemize, milletimize ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza hayırlı, uğurlu ve bereketli olsun.
Yazın o neşeli ve hareketli sessizliğinden sıyrılarak yeniden cıvıl cıvıl olan okul koridorları, sadece binaların kapılarının açılması değil; bir milletin umutlarının, hayallerinin ve yarınlarının yeniden yeşermesidir. Çaldığı ilk ders ziliyle birlikte Türkiye'nin dört bir yanında milyonlarca evladımız sınıflarını doldururken, aslında ortak bir geleceğin inşasına da yeniden harç karılıyor.
Eğitim, bir ülkenin en stratejik, en hayatî ve en uzun soluklu meselesidir. Bir okulun penceresinden süzülen sabırlı bir öğretmen bakışı, bir laboratuvarda ilk kez deney yapan meraklı bir öğrenci gözü veya bir kitabın sayfalarını çevirirken yaşanan o aydınlanma anı, yarının güçlü Türkiye'sinin en sağlam temelidir. Şüphesiz ki bu büyük yolculuğun en ağır ve en kutsal yükü fedakâr öğretmenlerimizin omuzlarındadır. Öğretmenlik, sadece müfredatı aktarmak değil; bir kalbe dokunmak, karakter inşa etmek, vatan sevgisini, erdemi ve sorumluluk bilincini aşılamaktır. Bu vesileyle, sınıfları nurlandıran tüm öğretmenlerimize sabır, azim ve muvaffakiyetler diliyorum.
Elbette bu süreç sadece okul duvarları arasında yürütülemez. Eğitim, okul-aile-toplum üçgeninde el ele, omuz omuza yürütülmesi gereken kutsal bir emanettir. Velilerimizin evlatlarını okula teslim ederken gösterdiği güven, öğretmenlerimizin omuzlarındaki sorumluluğu daha da artırırken; evde sürdürülen ilgi ve destek de bu başarının en büyük tamamlayıcısıdır.
Yeni eğitim öğretim yılının; çocuklarımızın bilimin ışığında, millî ve manevi değerlerine bağlı, eleştirel düşünebilen, üreten ve sorgulayan bireyler olarak yetiştiği bir dönem olmasını temenni ediyorum. Okul bahçelerinden yükselen çocuk seslerinin hiç eksilmediği, ezberlerin bozulup anlamın ve idrakin merkeze alındığı, huzurlu ve başarılı bir yıl diliyorum.
Yolu, bilgiden, sevgiden ve vatan sevgisinden geçen herkesin yolu açık olsun. Yeni dönemin coşkusu hepimize umut versin.
Ahilik Haftamız Kutlu Olsun
Ahilik Haftası coşkusunu yaşadığımız bu anlamlı günlerde, Konya’mızın ticaret, üretim ve esnaf kültürünün kalbinde atan bu ulu çınar, köklerinden aldığı ahit ve sadakatle bir kez daha yeşeriyor. Ahilik, yalnızca bir meslek örgütlenmesi değil; eline, beline, diline sahip olmanın, dürüstlüğün, kardeşliğin ve Hak katındaki rızanın pratikleşmiş halidir. Bu kadim medeniyet değerlerini bugün Konya’da yaşatan, esnafımızın ve sanatkârımızın hakkını savunan, üretim tezgâhlarının sesini geleceğe taşıyan en önemli isimlerin başında Konya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (KONESOB) Başkanı Muharrem Karabacak gelmektedir.
Bir şehrin ruhunu, esnafının dürüstlüğü ve ahilik ahlakı belirler. Sabahın ilk ışığıyla dükkânını "Bismillah" diyerek açan, müşterisini velinimet bilen, çırağını evladı gibi yetiştiren Konya esnafı, Ahilik geleneğinin bugünkü yaşayan temsilcileridir. Bu güçlü ekosistemin arkasındaki en büyük güçlerden biri ise esnafın sorunlarını kendi derdi bilen, her platformda onların sesi olan, vizyoner ve samimi duruşuyla Muharrem Karabacak’tır.
Göreve geldiği günden bu yana Konya esnafının modern dünyadaki rekabet gücünü artırmak, geleneksel değerleri çağın gerekleriyle buluşturmak ve ahilik felsefesini yeni nesillere aktarmak için gece gündüz demeden çalışan Karabacak, sadece bir başkan değil, esnafın ağabeyi, dert yoldaşı ve en güçlü savunucusu olmuştur. Pandemi sürecinden ekonomik dalgalanmalara kadar esnafımızın yaşadığı her zor virajda devlet ile esnaf arasında köprü kuran, onların mesleki onurunu koruyan gayretleri her türlü takdirin üzerindedir.
Bugün Konya’da 39. Ahilik Haftası büyük bir coşkuyla kutlanıyorsa, bu topraklarda esnaf kültürü dimdik ayaktaysa, bunda şüphesiz Muharrem Karabacak ve yönetiminin emeği, liyakati ve vefası çok büyüktür. Ahiliğin "Hak dostu" düsturunu şiar edinerek çalışan, bu kentin huzuru ve ticari ahlakı için ter döken tüm esnafımıza ve bu bayrağı onurla taşıyan Başkan Karabacak’a şükran borçluyuz.
İyi ki varsın Konya esnafı, iyi ki varsın Ahilik kültürünün neferi Muharrem Karabacak. 39. Ahilik Haftamız kutlu, ticaretiniz bereketli, dostluğunuz daim olsun.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.