Mustafa ÖZLÜK
Gıda Güvenliği ve Sağlık
Can boğazdan gelir. Boğazdan da can çıkar derler. Onun için alacağımız gıdaların temiz ,taze ve ilaçsız olması gerekir. Bundan dolayı gıdaların yetiştirilmesinin her aşaması görmemezlikten gelinmez. Onların sağlığa zararlı değil, faydalı şekilde üretilip, tüketilmesi gerekir. Herkes sağlıklı ,güvenilir gıdaya ulaşabilmelidir. Pazardan ve marketlerden gönül rahatlığı ile alışveriş yapılabilmelidir.
Türkiye’de yıllardır konuşulan ama bir türlü köklü biçimde çözülemeyen meselelerden biri gıda güvenliği meselesidir. İnsan hayatını doğrudan ilgilendiren bu konuda hâlâ ciddi kaygılar yaşanıyorsa, bunun üzerinde hepimizin düşünmesi gerekir. Çünkü sağlıklı yaşamın temeli güvenilir gıdadır. İnsan önce ne yediğine güvenmek ister. Ne yazık ki bugün pazara çıkan birçok vatandaşın ilk baktığı şey ürünün sağlıklı olup olmadığı değil, fiyatıdır. Çünkü ekonomik şartlar insanları ucuz olanı almaya mecbur bırakıyor. Ancak bazen ucuz olanın bedeli sağlıkla ödeniyor.
Son yıllarda sık sık duyuyoruz; Avrupa ülkelerine gönderilen bazı limon, mandalina, domates, biber ve benzeri ürünler “fazla pestisit” yani aşırı tarım ilacı kalıntısı nedeniyle gümrüklerden geri çevriliyor. İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Avrupa’nın kabul etmediği ürünler ne oluyor? Bu ürünlerin bir kısmının iç piyasaya sürüldüğü yönündeki iddialar toplumda ciddi bir güvensizlik oluşturuyor. Belki her haber doğru değildir ama halkın kafasında oluşan bu şüphe bile başlı başına büyük bir problemdir. Çünkü güven kaybolursa insanlar yediği ekmeğe, içtiği suya bile kuşkuyla bakmaya başlar.
Bugün pazarlarda birçok vatandaş sebze ve meyveyi seçerken “Acaba ne kadar ilaç kullanıldı?” diye düşünmek zorunda kalıyor. Özellikle çocuk sahibi aileler daha büyük endişe yaşıyor. Bir annenin çocuğuna aldığı elmayı gönül rahatlığıyla yedirememesi, bir babanın domates alırken tereddüt yaşaması normal bir durum değildir. Gıda güvenliği lüks değil, temel bir insan hakkıdır.
Burada en büyük sorumluluk denetim mekanizmalarına düşüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın daha sıkı ve daha şeffaf denetimler yapması gerekiyor. Denetimler sadece ihracata gönderilen ürünlerde değil, iç piyasadaki ürünlerde de tavizsiz şekilde uygulanmalıdır. Eğer bir ürün insan sağlığına zararlıysa o ürün hiçbir şekilde pazara ulaşmamalıdır. Halkın sağlığı, ticari kazançtan daha değerlidir. Hiç kimsenin para uğruna insanların hayatını riske atmaya hakkı yoktur.
Ayrıca üreticilerin de bilinçlendirilmesi gerekiyor. Çiftçiler bazen daha fazla ürün almak için bilinçsiz ilaçlama yapabiliyor. Oysa kısa vadeli kazanç uğruna toprağın, suyun ve insan sağlığının zarar görmesi geleceğimizi tehdit eder. Devletin bu konuda eğitim, destek ve kontrol sistemlerini güçlendirmesi şarttır.
Vatandaş olarak bize düşen görev de bilinçli tüketici olmaktır. Mevsiminde ürün tüketmek, aşırı parlak ve yapay görünen ürünlere karşı dikkatli olmak, mümkün olduğunca güvenilir üreticileri tercih etmek önemlidir. Ancak bütün yükü vatandaşa bırakmak doğru değildir. Çünkü insanlar zaten geçim sıkıntısıyla mücadele ediyor. Herkes organik pazardan alışveriş yapacak ekonomik güce sahip değil.
Toplum olarak artık şunu anlamalıyız: Sağlıklı gıda sadece bireysel değil, milli bir meseledir. Sağlıksız nesiller güçlü bir toplum oluşturamaz. Bugün alınmayan önlemler yarın hastalık, sağlık harcamaları ve büyük toplumsal sorunlar olarak geri döner. Bu nedenle yetkililerin daha kararlı adımlar atması, denetimlerin artırılması ve halkın doğru bilgilendirilmesi artık bir tercih değil zorunluluktur. Çünkü güvenilir gıda, sağlıklı bir geleceğin temelidir.
Hepimiz tüketeceğimiz gıdaları gönül rahatlığı ile alabilmemiz ve tüketmemiz gerekir. Gıdaların peşine ucuz diye düşmememiz gerekir. Kaliteli, temiz ve sağlığa faydalı gıdaları almaya çalışmalıyız. Pazara gelen maldan hiç kimse tereddüt etmemelidir. İçinden gelerek alıp, tüketebileceği güven sağlanmalıdır. Parasıyla sağlığına zarar vereçek gıdalar almamalıdır. Sağlıksız ürünler pazarda satılmamalıdır. Pazara sürülmeden, satışa sunulmadan gerekli kontroller mutlaka yapılmalıdır. Tüketiciler de, marketlerden , pazardan güvenerek alışveriş yapmalıdır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.