Ahmet TURAN
FON VE DON
Bizim inancımızda helal ve haram vardır.
Alın teri olmayanında, bizim kursağımızda yeri yoktur.
Namazsız ezanla başlayan hayat mücadelemiz, bu ilkeler üzerinedir
Tatildeyken devletin aracına binmem diyen vali Refik Arslan Öztürk de bu memleketin evladı
Çocuklarını okula belediye otobüsü ile gönderen Hasan Celal Güzel de bu memleketin evladı
Devletin malını canları pahasına koruyan Recep Yazıcıoğlu ve Adnan Kahveci de bu memleketin evladı
Yüzlerce polis eşliğinde Şehre geliş yapanların yanında, İçişleri Bakanı olmasına rağmen iki görevli polis arkadaşı ile il, il gezen Mustafa Çiftçi de bu memleketin evladı
Bazen tek öğünlük üzüm hoşafı ile vatanımızı kurtarmak için yıllarca cepheden cepheye koşanların torunlarının gündemine bakar mısınız?
Ya Fon, ya da Don
Devlet malına yetimin hakkı diye el uzatmayan ecdadının torunlarının gündemi fon ve don.
Ekranlar da buna çanak tutuyor
Kendimiz ediyor, kendimiz buluyoruz.
Peygamberimiz' in (sav) en güçlü anları şu halleriydi. Muhtemelen insanları Ay mucizesinden daha çok etkiliyordu. Bunların sayısız örnekleri vardır.
-Günlerdir Medine'de kıtlık ve açlık sürüyor. Açlık insanların canına tak demişti. Kendi aralarında konuştular, dediler ki,
"Aramızda bir peygamber bulunuyor, gidip O'ndan yardım isteyelim, buna bir çare bulsun".
Giderler.
Kapısını çalarlar, kapıya çıkan Peygamber (sav)'e derler ki;
-Açlık canımıza tak etti ya Resulallah, artık takatimiz kalmadı, bize bir çare!...
Resulallah gelenlere, gömleğinin önünü açar, midesinin üzerinde yumruk gibi bir taş bağlıdır. Taş mideyi baskılayacak, açlık hissini azaltacaktır. Gelenlere der ki;
Ben de açım!...
Bir gün Hz. Ömer (ra.) Hz Peygamber'in(sav) odasına girer. Hz. Peygamber(sav.) bir hasırın üzerinde uyumaktadır. Belinden yukarısı çıplak olduğu için, Hz. Peygamber'in (sav) sırtına, üzerinde yattığı hasırın kamışlarının izleri çıkmıştır. Bu yoksul duruma Hz . Ömer (ra) çok içlenir. Halbuki, o zamanlar İslam İran'a dayanmıştır, İslam toprakları İran’dan bile büyüktür, hemen tüm Arap yarımadası İslam toprağıdır. Hz. Ömer der ki;
-Ya Resulallah şu haliniz ne üzücü, Kisra (İran Kralı) saraylarda yaşarken siz hasır üzerinde uyuyorsunuz.
Hz. Peygamber (sav) hayatında hiç bir gün 3 öğün yememiştir.
O'nun sahabileri de öyleydi.
Hz. Ömer (ra.) zamanıda, Hz. Ömer'le Hz. Ali (ra.) Suriye'yi teftiş için Şam'a gelirler. Suriye valisi Selman-ı Farisi'dir. Vali gelen misafirlerine yemek olarak zeytinyağı ve ekmek ikram eder. Hz. Ali,
-Biraz tuz olsaydı da zeytinyağına atsaydık, der
Biraz yüzeysel oldu ama kusura bakmayın. Daha derinlere, daha devrik cümlelerle sizi rahatsız etmek istemedim.
Fon ve don bizi bizden alıyor. Bilin istedim
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.