İbrahim GÜNAY

İbrahim GÜNAY

Devlet Ciddiyeti ve Anadolu Duruşu: Konyalı İki İsim

Anadolu’nun bağrından çıkan insanların ortak bir özelliği vardır: Sessiz ama kararlı bir duruş. Gösterişten uzak, işine odaklı ve sorumluluğunu bilen bir karakter… İşte Konyalı hemşehrilerimiz eski İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bu duruşun kamudaki iki önemli temsilcisi olarak öne çıkıyor.

Konyalı İki İsmin Devlet Hizmetine Yansıması
Konya’mızın yetiştirdiği bürokratlar siyaset ve devlet yönetiminde her zaman dikkat çekmiştir. Bu bağlamda, hem geçmişte hem günümüzde İçişleri Bakanlığı gibi ülkemizin en kritik görevlerinden birini yürütmüş ve yürütmekte olan iki hemşehrimizin hikâyesi, hem gurur konusu oldu.

Ali Yerlikaya: Bir Dönemin İçişleri Bakanı (2023–2026)
1968 doğumlu Ali Yerlikaya, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olarak devlet memurluğundan başlayan bir kariyerin en tepesine çıkmış bir isimdir. Konya doğumlu olması, onun devlet hizmetinde yerel hassasiyetlerin farkında bir bürokrat olarak yetişmesine zemin hazırlamıştır. Yerlikaya, valiliklerden sonra Türkiye’nin İçişleri Bakanı olarak geniş bir görev alanını yönetti.

Bu dönemde, Yerlikaya’nın adı sık sık kamu düzeni ve güvenlik politikalarıyla anıldı. Görev süresinde düzensiz göç, organize suçlar ve terörle mücadele gibi alanlarda operasyonlara imza attığı görülürken, kamuoyunda bu politikaların hem destekçileri hem eleştirenleri oldu. Bazı operasyon duyuruları onu aktif bir bakan profiliyle ilişkilendirirken, bu tür uygulamaların toplumsal etkileri zaman zaman tartışma konusu haline geldi.

27 aylık bakanlık görevinin ardından görevini devreden Yerlikaya, devlet hizmetindeki uzun yolculuğunu noktalarken, Konya’nın bürokrasi ve siyaset dünyasındaki temsilini güçlendirdi. Onun bakanlıktaki çalışmaları, bir kamu yöneticisinin hem güvenlik hem de bürokrasi alanında ne kadar zorlu bir denge kurmak zorunda olduğunu bize gösterdi.

Mustafa Çiftçi: Yeni İçişleri Bakanı (2026–…)
Konya Çumra doğumlu olan Mustafa Çiftçi, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar İçişleri Bakanlığı’nın çeşitli kademelerinde görev yaptı. Çiftçi, özellikle valilik görevlerinde bulunduğu illerde yerel yönetime yakın çalışmasıyla tanındı. Önceki son görevi Erzurum Valiliği idi; 11 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete kararıyla İçişleri Bakanlığı’na atandı ve Ali Yerlikaya’dan görevi devraldı.

Yeni göreviyle birlikte Çiftçi, devletin iç güvenlik, kamu düzeni ve yerel yönetimlerle koordinasyon gibi kritik alanların başında yer alacak. Özellikle bugün Türkiye’nin iç politikasının hassas olduğu bu dönemde, Konyalı bir bakanın bu sorumluluğu üstlenmesi hem memleketimiz adına önemlidir hem de yeni bir dönem için beklentileri beraberinde getirir.

Onun siyaset ve bürokrasi pratiğinde geçmişteki valilik deneyimi güçlü bir altyapı sunuyor. Ancak İçişleri Bakanlığı, sadece yürütme değil toplumla doğrudan etkileşim, güvenlik politikalarının sosyal etkileri ve toplumsal uzlaşı gerektiren bir alandır.

Gelecek Üzerine
Hem Ali Yerlikaya’nın hem de Mustafa Çiftçi’nin kariyerleri, Türkiye’nin modern kamu hizmeti ve merkezi yönetim anlayışının bir yansımasıdır. Yerlikaya’nın döneminde kamu güvenliğine vurgu, operasyonel etkinliğe verilen önem belirgin olurken; Çiftçi’nin atandığı bu yeni dönemde, devletin iç barışı, demokratik süreçlerle toplumsal duyarlılığı harmanlayan bir yönetim anlayışı beklentisi öne çıkıyor.
Elbette her iki isim de hemşehrimiz olarak Konya’nın gurur tablosunu zenginleştirdi. Ancak her bürokratın ve siyasi yöneticinin görev süresi boyunca izlediği politikalar toplumun farklı kesimlerinde farklı değerlendirmelere yol açar. Önemli olan, bu tartışmaların yapıcı şekilde sürdürülmesi ve kamu hizmetinin toplumun tüm kesimlerine adilce ulaşmasının gözetilmesidir.

Konyalı Hemşehrilerimizin Devlet Hizmeti
Konya’dan çıkan devlet adamlarının ülke yönetiminde hizmet etmesi, hem yerel hem ulusal duygularla takip edilir. Eski İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın ardından görevi devralan Mustafa Çiftçi, elindeki bayrağı ileriye taşımakla mükellef. Gelecek aylar ve yıllar, Çiftçi’nin bu kritik görevi nasıl yöneteceğini gösterecek; bizler de hemşehrilerimizin bu önemli vazifelerde adalet, güvenlik ve toplum refahı ekseninde başarılı olmalarını temenni edeceğiz.

Bilal Erdoğan Konya’da Gençlerle Buluştu
Konya’da Tantavi Kültür Merkezi’nde düzenlenen gençlik buluşmasında üniversite öğrencileriyle bir araya gelen İlim Yayma Vakfı Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan, küresel vizyon, eğitim, kültür ve Filistin meselesi üzerine önemli mesajlar verdi.

Dünyada adalet ve barışın sağlanabilmesi için Türkiye’nin güçlü olması gerektiğini belirten Erdoğan, mevcut küresel sistemin sermayeyi belirli merkezlerde topladığını ifade etti. Necip Fazıl Kısakürek’in “Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa” sözünü hatırlatan Erdoğan, insan odaklı bir medeniyet tasavvuruna ihtiyaç olduğunu söyledi.

Kültür ve medeniyet bilincine dikkat çeken Erdoğan, “Köklerimiz ne kadar derinde olursa dallarımız o kadar yükseğe uzanır” ifadelerini kullandı. Teknoloji ve savunma alanındaki gelişmelere değinerek, “Bugün Selçuk Bayraktar ne yapıyorsa, dün Fatih Sultan Mehmet onu yaptı. Çağın imkânlarını en iyi şekilde kullanarak kimsenin yapamadığına talip olmalıyız” dedi.

“Siyasi Hedefim Yok”
“Siyasete girecek misiniz?” sorusuna ise Erdoğan, “Siyasi bir hedefim yok” cevabını verdi.
Gençlere umre, Kudüs ve Balkanlar ziyaretlerinin önemini hatırlatan Erdoğan, bu coğrafyaların tarih bilincini güçlendirdiğini söyledi. “Günümüzün alperenleri olun. Hepiniz birer Aziz Sancar olabilirsiniz. Hedefinizi büyük tutun” sözleri salondan alkış aldı.

Kimlik ve Gelecek Üzerine Bir Okuma
Konya, tarih boyunca düşüncenin, maneviyatın ve ilmin önemli merkezlerinden biri oldu. Böyle bir şehirde gençlerle yapılan her buluşma, sadece bir program değil; aynı zamanda bir gelecek tasavvurunun ipuçlarını da barındırır. Son olarak Bilal Erdoğan’ın Konya’da gençlerle bir araya gelmesi, bu açıdan dikkat çekici bir buluşma niteliği taşıyor.

Bu tür programlar gençlerin değerleriyle barışık, kültürel köklerine bağlı ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi adına önemli adımlardır. Bilal Erdoğan’ın konuşmalarında öne çıkan başlıklar genellikle eğitim, sivil toplum, kültürel miras ve gençlerin entelektüel donanımı oluyor. Türkiye’nin son yıllarda sıkça tartıştığı “nasıl bir gençlik?” sorusu, bu çerçevede yeniden gündeme geliyor. Sadece teknik bilgiyle donanmış bir nesil mi, yoksa aynı zamanda tarihini bilen, medeniyet perspektifi olan bir gençlik mi? Bu sorunun cevabı, aslında Türkiye’nin gelecek vizyonunu da belirliyor.

Konya gibi muhafazakâr ve kültürel kimliği güçlü bir şehirde yapılan buluşmanın sembolik bir anlamı da var. Bu şehir, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin mirasıyla anılıyor; yani sadece geçmişi değil, evrensel bir düşünce dünyasını temsil ediyor.

Yabancı öğrencilerin de sorular yönelttiği buluşmada Erdoğan, her yabancı öğrencinin ülkesine döndüğünde Türkiye’nin bir gönül elçisi olacağını belirterek Türk ve yabancı öğrencilerin kaynaşmasının önemine dikkat çekti.

AK Parti Kurucu Konya İl Başkanı ve eski Konya Milletvekili Hasan Angı ile Konya Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Ahmet Ergin’in torunu olan, Kadir Angı’nın kızı Ahsen Vildan bebek vefat haberini üzüntü ile öğrendim. Angı ve Ergin ailesine başsağlığı dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.