Yılmaz SANDIKÇI
Mikrofonda Uğur İbrahim Altay
Günün stresini atmak için radyoda müzik ararken, Esas Radyo’nun “buharlı lokomotif sesine” takıldım. Çocukluğumdan beri bayılırım o buharlı trenlerin çıkardığı “çuf çuf, çupa pa pa, çupa pa pa” sesine… O günleri yaşayanlar anlar, ne demek istediğimi.
*
Lokomotiften sonra müzik başlamadı. Mikrofonda Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay vardı… Konya TV ve radyolarının ortak yayınında konuşuyordu. Dinledim.
*
Dar gelirli ailelere ve ihtiyaç sahibi öğrencilere yapılan yardımları anlatıyordu.
2025 yılı içerisinde: Sosyal kart destekleri 2025 yılında 496 milyon TL, eğitim yardımları ise son 8 yılda 465 milyon TL’yi bulmuş.
*
2026 için planlanan destekler arasında; üniversite öğrencilerine 300 milyon TL, üniversite öğrencisi bulunan dar gelirli ailelere 10 bin TL, yeni evlenen çiftlere 30 bin TL, ihtiyaç sahiplerine aylık 5 bin TL’ye kadar kira desteği, hafızlık eğitimi gören öğrencilere aylık 2 bin TL, yeni doğan her bebek için aylık 2 bin TL, askere giden gençlere 6 bin TL yardım varmış.
*
Rakamları topladığınızda, yıllık milyar TL seviyeleri ile ifade edilen bir sosyal bütçe çıkıyor ortaya. Muazzam bir tutar.
*
Şehrim ile gurur duyuyorum.
*
Ancak “yardım bütçesi bu kadar artıyorsa, demek ki fakirlik de artıyor” diye bir fikir düşüyor aklıma; “sigarayı bırak, bir öğrenciye burs ver” sloganı ile fakir üniversite öğrencileri için yardım kampanyaları yaptığımız 1994-95 yıllarını hatırlıyorum.
*
Derken, “Zekât Ekonomisi” başlıklı yazım geliyor aklıma; zekâtı ekonomiye öyle entegre etmeliyiz ki zekât alan kişi gelecek yıl zekâta muhtaç olmasın; birkaç yıl içinde o da zekât verebilir hâle gelsin.
*
Devletten, belediyeden, siyasetten yardım, bağış beklemeyi kessin.
*
Kolay değil tabi… Ama toplumda herkes üzerine düşeni bilsin; fakirliğin azalması için kurumsal, sistemli, bilimsel düşüncenin öne geçmesi gerekir. Üretimin, istihdamın artması gerekir. Ekonomide, hukukta, yönetişimde yapısal reformlar gerekir. Hesaplaşmadan, dilin ucu ile helalleşmek geçersizdir. Hak, hukuk, hakkaniyet bilinci gerekir. Bilinç için ezberden tekrar yerine, aklını kullanma seviyesinde yükselmeyi sağlayacak kalitede eğitim ve düşünce üzerinde düşünebilme öğretimi gibi reformlar gerekir.
*
Konya’mızın çölleşme riski taşıdığını konuştuğumuz şu günlerde, kış yağışlarının iyi gitmesiyle yüzlerin güldüğünü anlattı Uğur Başkan. “Ama yetmez, tedbir almaya devam etmek gerekir” dedi ve su yönetimi yatırımlarını sıraladı:
179 yeni içme suyu kuyusu,
820 km yeni şebeke hattı,
234 mahallede altyapı iyileştirmesi,
25 milyon metreküp su tasarrufu…
Bu miktar, Çumra büyüklüğünde dört ilçenin yıllık tüketimine denkmiş… Muazzam bir başarı valla.
Bu veriler, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin kuraklık riskine karşı ciddi altyapı yatırımı yaptığını gösteriyor.
*
2025 yılının yetersiz yağışlarına rağmen, yazı su kesintisi yapmadan geçirdiğimizi gururlanarak anlattı Uğur Başkan… Bence gururlanmakta haklı, su kesintisinin ne olduğunu bilenler, çok iyi anladı.
*
Ancak su tasarrufu teknik olduğu kadar kültürel bir meseledir. Su yönetimi seçimlik değil, geçimlik bir konudur. Hayatidir. Bu yüzden su tasarrufuna su varken başlamak gerekir. Yetmez; yağmur bulutlarını çekecek ağaçlandırma çalışmalarına hız vermek gerekir. Çölleri ormana çeviren ülkelerden örnek alınabilir.
*
Bunları sadece devletten, belediyeden, siyasetten beklememeyi de öğrenmek gerekir; halkın da ağaçlandırmaya canla başla katılması gerekir.
*
1990’ların başında, gittiğim ve gördüğüm Avrupa ülkelerindeki yeşilliğe imrenerek 1994 yılında ağaçlandırma kampanyaları önermiştim. Yeterli olmadı. Sonunda 2000 yılında Karaman, Ayrancı Barajı bölgesinde, kaymakamlık ve belediyenin de desteğiyle 18 bin fidanlık bir ağaçlandırma yapabildim, üçte biri tuttu, buna da şükür. Ancak örnek alıp tekrar edenler olmadı.
*
Böyle çabaların bireysel kalmaması, kurumsal hafızaya dönüşmesi, alışkanlık ve gelenek hâline gelmesi gerekir. Belediyelerimizin bunu sağlayacak şekilde sistematik faaliyetler geliştirmesi çok yerinde olur kanaatindeyim. Kendimiz için olmasa da gelecek nesiller için.
*
Ulaşımdaki dev yatırımları da anlattı Uğur Başkan. Bazı ana yollarda tramvay hattı inşaatlarını zaten görüyoruz. Trafikte sıkıntılara sebep olsa da, olsun… Konya’nın geleceğine ve yaşam kalitesine dokunan yatırımlar bunlar. Allah razı olsun.
*
Ama bir de göze görünmeyen yatırımlar var; bir şehir görünen harcamalarla güzelleşir, görünmeyen yatırımlarla gelişir. Ve kaynakların doğru yönetimiyle zenginleşir; yaşam kalitesinde yükselir.
*
Belediyecilik sadece hizmet dağıtmak, yatırım yapmak değildir; bunların yanında şehrin geleceğini planlamaktır.
*
Radyoyu müzik için açmıştım, şehrimiz için güven veren planlar ile karşılaştım.
*
Konya aynı anda iki hayati sınav veriyor: Hem susuzluk korkusu ile doğa ile doğru geçinme sınavı, hem de fakirlik üzüntüsünü azaltmak için ekonomi ve dayanışma sınavı. Siyaset üstü bir vizyon ile bu kadar altyapı yatırımına giren zihniyet, sınavları kazanarak geliştiriyor Konya’mızı…
*
Konya için, Türkiye için, geleceğimizin kalitesini artırmak için emeği geçen herkese teşekkür ediyorum… Başa bela gelince tepki vermek yerine, henüz zaman varken tedbir almak yolunu seçenlere selam ve dua ile.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.