İbrahim GÜNAY
Devlet Babanın Şefkat Eli: Gönüllere Kurulan Köprüler ve Konya'da Bir Vali
Anadolu’da "Devlet" kelimesi sadece bir tüzel kişiliği, soğuk mermer binaları ya da kanun maddelerini ifade etmez. Bizim coğrafyamızda devlet; dar günde yaslanılan ulu bir çınar, kimsesizlerin kimsesi, darda kalanın Hızır'ı yani "Devlet Baba"dır. Bu büyük ve şefkatli ailenin illerdeki sarsılmaz temsilcisi ise mülki idare amirimiz, yani valimizdir.
Valilik makamı; sadece yazışmaların yürütüldüğü, evrakların imzalandığı protokol kapılarından ibaret değildir. Asıl vali, kapısını ve gönlünü ardına kadar millete açan, halkın derdiyle dertlenen insandır. Bu hakikati Konya’da, Mevlâna’nın hoşgörü ikliminde en saf hâliyle hissetmek mümkündür.
Makamdan Sokağa: Halkın İçinde Bir İdareci
Bugün Konya’da, Mevlâna’nın türbesinin eteklerinde, o kadim medeniyetin tınısını taşıyan sokaklarda yürürken devletin o şefkat elini bizzat hissetmek mümkündür. Konya Valisi İbrahim Akın, mülki idare anlayışına getirdiği samimi solukla bu kadim geleneği en güzel şekilde temsil eden isimlerin başında geliyor.
Vali Akın’ın çalışmalarına baktığımızda, mesaisinin sadece Valilik binasının ihtişamlı koridorları veya resmi dairelerin protokol masalarıyla sınırlı kalmadığını görüyoruz. O; masabaşı yönetim anlayışının çok ötesine geçerek, ilçe ilçe, mahalle mahalle geziyor. Devletin sıcak yüzünü esnafla, vatandaşla buluşturuyor.
Çay Simit Bahane, Gönül Sohbeti Şahane
Bir esnaf dükkanına girip "Hayırlı işler" demek, tezgah başında nasırlı elleriyle rızkını arayan bir amcaya hal hatır sormak, çocukların başını okşamak... İşte valiliği mülki amirlikten gönül amirliğine yükselten asıl dokunuş budur. Vali İbrahim Akın, esnaf ziyaretlerinde sadece resmi bir denetim ya da protokol teması gerçekleştirmiyor; vatandaşın çayını içiyor, derdini dinliyor, sevincine ortak oluyor.
Bu samimi temaslar, vatandaşın gözündeki "ulaşılmaz devlet" algısını tamamen yıkarak yerine "bizden biri, derdimizin dermanı" inancını yerleştiriyor. Çünkü bilirler ki, o sokakta yürüyen vali sadece ili idare etmiyor; aynı zamanda devletin şefkatini, adaletini ve merhametini o omuzlarında taşıyor.
Ne mutlu o mülki amirlere ki, kapısından çıkan her vatandaş arkasına baktığında bir bürokrat değil, başını yaslayabileceği şefkatli bir "baba" görüyor. Konya’da bu ruhu yaşatan, mesaisini makam odalarına sığdırmayıp gönüllere kurduğu köprülerle sürdüren Konya Valisi İbrahim Akın ve tüm fedakar kamu görevlilerimize selam olsun.
Unutulmasın ki, baki kalan bu kubbede hoş bir sadaka, millete hizmet ise ibadetin en güzelidir.
Konya'nın Güç Birliği: Sivil Toplum ve Ortak Akıl Buluşması
Şehirlerin gelişimi, yalnızca binaların yükselmesi veya yolların yapılmasıyla ölçülemez. Asıl kalkınma; o kentin insanını anlamak, ortak akılla hareket etmek ve yerel dinamikleri aynı hedef etrafında buluşturabilmekle mümkündür. Geçtiğimiz günlerde Konya’da gerçekleştirilen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un da teşrifleriyle onurlandırdığı sivil toplum kuruluşları istişare toplantısı, bu anlamda çok değerli bir kenetlenmeye sahne oldu.
Konya Valiliğimizin nazik davetleri üzerine Aliya İzetbegoviç Kültür, Sanat ve Eğitim Derneği (AKSED) olarak katıldığımız bu özel buluşma, şehrimiz adına umut vadeden tablolardan biriydi. Program boyunca bir kez daha müşahede ettik ki Konya; kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında kurulan güçlü koordinasyon modeliyle Türkiye’ye örnek teşkil eden bir şehirdir.
STK'lar: Vatandaş ile Kurumlar Arasındaki En Güçlü Köprü
Günümüzde sivil toplum kuruluşları, demokrasinin vazgeçilmez unsurları olmanın ötesinde, toplumsal kalkınmanın da ana motorlarından biridir. Sahada birebir vatandaşla temas eden, onların dertleriyle dertlenen ve beklentilerini en yakından bilen STK'lar; karar vericiler ile halk arasında hayati bir köprü vazifesi görür.
Sayın Meclis Başkanımızın katılımıyla gerçekleştirilen bu kapsamlı istişare toplantısında da en çok hissedilen husus, "ortak akıl" bilinciydi. Kent genelinde hayata geçirilecek yeni yatırımların, kültürel hamlelerin ve sosyal projelerin planlanmasında sivil toplumun sesine kulak verilmesi, yapılan işin kalitesini ve sahiplenilme duygusunu katbekat artırmaktadır. Bilge Lider Aliya İzetbegoviç’in de sıkça vurguladığı gibi, mücadele ve gayret ancak inançla ve birlikte olunduğunda anlam kazanır. Bizler de AKSED olarak, şehrimizin kültürel ve sosyal dokusuna katkı sunacak her adımda bu bilinci gütmekteyiz.
Birlikte Daha Güçlü Bir Geleceğe
Konya’nın tarihi birikimi, manevi dinamikleri ve ekonomik gücü, onu geleceğe taşıyacak en büyük sermayemizdir. Bu sermayeyi sivil toplumun enerjisiyle harmanlamak, şehrimizin gelişim ivmesini daha da artıracaktır.
Şehrimizin yarınları adına atılan her adımda istişare kültürünü yaşatan, sivil toplumun sesine değer veren başta TBMM Başkanımız Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a, Konya Valiliğimize, Konya İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm kurum ile kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz. İnanıyoruz ki bu güçlü koordinasyon ve ortak akıl iradesiyle Konya, ülkemizin geleceğinde öncü rolünü omuzlamaya devam edecektir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.